dudakları büyülenirmiş
eski kültte tanrıçaların
vişneçürükleriyle
vişne bahçeli
kasabalarda rujlar
kiremit kırmızısı kadınlar
o kadınlar ki
dudakları
parçalanırcasına
çiçek açarcasına
güzelleşirlermiş
lanetlerlermiş erkeklerini
dudaklarda bitse iyiymiş
daha belalısı varmış
işte
evvel zamanda
kalbur saman öldüğünde
hiçbir şeyin farkına
varılamamış
depremler/felaketler
olsa da aynı insanlık
yalnızlık duvarında
salınırlarmış
faşist dürtüleriyle
hermafrodit çığlıklar
çıkagelmişler derinliklerden
çıkagelmişler uzak diyarlardan...
aslına varamamış uygarlık!
çok sonraları
medeni kanununda
kadın-erkek eşitliğinde
bulmuşlar...
elbet birkaç sanrı-istihare
rüyalara dalış
en gizli
rüzgarları duyumsayan zihinler
beleşe gitmiş yasak elmalar
Not: Kubilay Bürgân müstearıyla ara/yüz adlı kitaptan.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder